Bayram tatili de bitti.Kaldığımız yerden devam edelim o zaman :)Hoş ben bayramın 2 günü çalıştım ,o yüzden tatil moduna giremedim, ama sonraki 4 gün gezdim alışveriş yaptım arkadaşlarımı ziyaret ettim.Bu arada herkesin geçmiş bayramı mübarek olsun,darısı diğer bayramlara....Ankara sokakları bomboştu, işe 10 dakika da gittim ve 10 dakika da eve döndüm..Bugün ve dün o sakinliği çok aradım..Resmen İstanbul'u geçti Ankara trafiği...Bknz.bayram akşamı..
23 Kasım 2010 Salı
Nerede kalmıştık..
11 Eylül 2010 Cumartesi
Bayram sonu alışverişi :)
"Bayramda ben " adlı yazımda evde miskinlik yaptığımdan bahsetmiştim.Sonrasında kardeşim aradı."Kabristana gidicez seni de alalım" dedi."Tamam "dedim.Hızlıca giyindim ve kabristana geldik.Erken kaybettiğimiz sevdiklerimize dualar ettik,bayram ziyaretimizi gerçekleştirdik .Sonrasında acıktık.Hem yemek yiyelim hem de bişeylere bakalım dedik.Gerçi kardeşim hamile olduğu için pek keyfi olmasa da benim için avm'ye gitmeyi kabul etti :) Onun keyfi olmayınca bende onu çok bezdirmemek için ne alıcaksam şip şak alıp çıktım.Hayatımın en hızlı alışverişi oldu :))
Deichmann'dan bir yağmur çizmesi,C&A'dan daha önce aklımın kaldığı bir terliği aldım.Sizlerle paylaşmak isterdim ama foto.makinem arkadaşımda olduğu için artık başka bir postta yayınlarım.
Bir bayramın daha sonuna gelmiş bulunmaktayız..Allah tekrarına erdirsin inşallah.
Umarım keyifli,mutlu ve sağlıklı bir bayram geçirmişsinizdir:)
Aaa bu arada postumu yazarken Türkiye Sırbistanı 83-82 yendi ve 12 DEV ADAM FİNALDE..TEBRİKLER 12 DEV ADAM...
Bayramda Ben ;)
9 Eylül 2010 Perşembe
20 Eylül 2009 Pazar
Bugün Bayram Erken Kalkın Çocuklar :)
Ah nerde o eski bayramlar diye başlayan bir yazı yazabilecek yaşa gelmeyi epey bekledim.
Sanıyorum artık vaktidir. Yaşım müsait. Dedemlerden "rahmetli" diye söz ediyorum nicedir, anneannem "Allahım elden ayaktan düşürmeden al yanına" duasında...
Her bayramı bir arada "bayram gibi" kutlayan o koca aile, telefonda bayramlaşıyor kaç zamandır...
"Modernleştikçe" uzaklaştık çokları gibi biz de... Tek sobanın etrafına kümelenip sohbet etmeler bitti. Kaloriferle ısı odalara yayılınca, sohbetlerin keyfi de dağılıp gitti. Yer sofrasından masaya terfi edilince tadı kaçtı yemeklerin... Telefonda "görüş"ür olduk, "görüş" mesafesinin dışından...
Eski bayramlar, "tatil" oldu.
* * *
Herkesin bayram imgeleri vardır.
Benimki taş zeminde sabun kokusudur uyanınca burnuma çalan... Bir de coşkulu fasıl sesi, kallavi ahşap radyodan yayılan...
Sabah namazıdır, babamın dizi dibinde, dizimde ağrılarla "kılar gibi yaptığım..."
Bayram harçlığıdır, annemin elinden kaptığım...
Kapıda ramazan davulcusudur; bakkalda Arap kızı sakızı, sokakta lak lak ve çatapat... Bilyede "müselles", "lik"te tumba... Tozlu tarlada tek kale maçtır, "Oğlum daha yeni almadık mı papuçlarını!" nakaratı eşliğinde oynanan...
Badem şekeridir bayram; kolalı beyaz mendil ve yandan ayrılmış saçta bir avuç kolonya kokusu...
Büyük Sinema'da "Taşa Saplanan Kılıç "tır, bir türlü çıkarılamayan... ya da televizyonda
"Bizim Sokak"ın siyah-beyaz dedesi, oyuncak yapan...
Kevser anneannemin bahçesinde silkelenen duttur, Ülkü'yle büyüğünü kapmak için didiştiğim... Abduş dayımla uçurtma uçurmaktır, Mustafa dayımdan para aşırmak... Gülsüm teyzemle eğlenip, Perihan teyzemle dertleşmektir.
Öğleyin önce un serpilip yoğrulan, sonra oklavayla açılan hamurun, tencere kapağı marifetiyle yarım aydan çiğ böreklere dönüşmesini merakla izlemek ve içine gizlice konan bakır 5 kuruşa ulaşma umuduyla özenle çiğnemektir.
Rahmetli Nuri dedemin kucağında "Mebus olursun inşallah" duasıdır, mebusun ne olduğunu bilmeden dinlediğim...
Taşlık sofada yer minderidir, ipten salıncakla inatçı bir sinek vızıltısı eşliğinde deliksiz öğle uykusu...
Sonra baba tarafında, Adil Bey'le Saniye Hanım'ın evinde, "ikinci devre..."
Bu kez halaların, amcaların kucağında bayram keyfi... Handan haladan şiirler, Sevim haladan ninniler, Fethiye haladan türküler... Kamil amcadan, Aydın amcadan hediyeler... Melih' le, Ateş' le, Atilla'yla, Necati Cumalı’nın
deyişiyle "pembe yüzlü çocuklar"dık bayramlarda, "öyle pembe ki burun delikleri yavru tavşanlar gibi..."
* * *
Bu sabah, o eski bayramların kokusu geliyor burnuma, tütüyor burnumda...
Yaşlanıyorum galiba...
O bakırdan 5 kuruşun, peşinde değilim...
Mendiller kolalanmasa da olur, saçlar kolonyalanmasa da...
Lakin sevgiler ertelenirse olmaz... Sevmenin değer vermek, kıymet bilmek, hatır sormak, yardıma koşmak, kapı çalmak, dua almak olduğunu anladım. En çok ondan özlüyorum geniş aile sofralarını...
Ölen eski bayramlar değil aslında; eski duyarlılıklar...
Onları yaşatabilsek, bayramlar da yaşar.
Bu sabah, elinden tutup oğlumu, yukarıdaki listedeki herkesi gezdirmek istiyorum.
Bir kısmı için çok geç kaldım.
Geç kalmadıklarımla bari doyasıya bayramlaşayım.
Siz de öyle yapın: sevdayı, vefayı başka bayrama ertelemeyin..





