hayat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hayat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Şubat 2011 Cuma

Ağlamak istiyorum sayın seyirciler ;(

En son yazımı yazdıktan bir kaç gün sonra laptopuma kahve döküldü :( Siz siz olun bilgisayarınızın yanına önüne arkasına sıvı içecekler koymayın.Nasıl oldu anlamadım ama bir anda nescafemin döküldüğünü ve zıpladığımı hatırlıyorum..
Yapmanız gereken ilk iş fişten çekmek ve bataryasını çıkarıp laptopu ters çevirmek.(sıvı aksın süzülsün diye) ve ardından peçetelerle kurulayıp fön makinesiyle kurutmak..Bunları 5 dakika içinde yaptınız yaptınız..Yoksa laptopunuzla vedalaşın...Neyseki daha önceden biliyordum bunları kuzeniminde başına gelmiş ama o kurtaramamıştı...Sonra laptop açıldı ama sistem kendini kilitledi,bir türlü giremedim içeri..sonra aklıma arkasını söküp içeri kaçan kalıntıları temizlemek geldi..Ve ilk açtığım yer laptopun hard diski oldu bir de ne göreyim...bütün kahveler üstünde duruyor :( Eyvah dedim gitti hard disk.Hemen kurulayıp alkolle (evde absolut vardı bi an o aklıma geldi ) temizledim biraz bekleyip açtıp.Windows açıldı hoşgeldiniz yazısını görünce havalara uçtum.Tabi bu işlem sabah 5'e kadar sürdü...Ucuz atlattım yani..Maşallah şimdi gayet iyi çalışıyor :)

*Bir diğer aksilik ise Hepsiburada com dan kaynaklandı.Kardeşimin istediği bir bebek bakım çantası vardı.Kırmızısını sipariş ettim. 7 gün bekledikten sonra nihayet kargo elime ulaştı.Eve gelip açtım içinden mavi çıkmasın mı! gülermisin ağlarmısın.Zaten 7 gün beklemişiz şimdi bir de değişmesi için bekle,yoksa iadesi için bekle de bekle...Hemen mesaj attım ürünün farklı geldiğiyle ilgili ama hala dönen cvp veren muhatap olan kimse yok.2 gündür cvp bekliyorum mesajım incelemeye alınmış mış! Acaip sinirliyim bunu nasıl kısa yoldan çözebilirm bir bilen varmı acaba .....????

*İşte böyle bir de yarın benim izin günüm sabah saat 10 'a toplantı koyan patrona ne demeli bilmiyorum..Ağlamak istiyorum tutmayın beni...ühühühühühü :((

1 Şubat 2011 Salı

Hafta sonu ve cicilerimiz :)

Evet bu hafta sonu kardeşimde kaldım.,Eski günlerdeki gibi bol sohbet ,bol kahkaha :) Hamileliğinin 7.ayında herşey yolunda maşallah,bebeğimizde 1.300 gr mış :) O da iyi çok şükür..Son 1 ayda 5 kilo aldığı için doktoru kızmış biraz :) Ama ilk aylarda 6-7 kilo vermişti ona güvenip yedikçe yedi :) o bişey değil bana da kilo aldıracak nerdeyse.Bakınız hafta sonu mantı partisi vardı :)

Canınız çekerse özür dilerim :)

Malum hafta sonu bol karlı bir Ankara vardı,alışveriş moduna giremedik ama ne zamandır prensese aldıklarımı paylaşacaktım ,annesine teslim etmeden önce sizlere göstereyim istedim :)Miniğin odası geldi de çeyizlerini götürcem haftaya :)
                                              Hello kitty battaniyemiz C&A
                                                    Hello kitty takımımız C&A
                                                                Elbisemiz wenice
                                                             Babetlerimiz Wenice
                                                     Tulumumuz Zara baby

Diğer  aldıklarım hastane çıkışı zıbın takımı vs.. bunlar severek aldığım ve giymesi için sabırsızlıkla beklediğim  parçalar :)Yeni ciciler aldıkça paylaşmaya devam,inşallah hayırlısıyla sağlıklı olarak gelsinde dünyaya :)

21 Ocak 2011 Cuma

‎30 Yaşından sonra kadın...

Andy Rooney der ki...


" Yaşım ilerledikçe, en çok otuz yaşını aşmış bayanlara değer vermeye başladım."

İşte bunun sebeplerinden bir kaçı:

Otuz yaşını geçmiş bir kadın asla sizi gecenin bir yarısı uyandırıp "ne düşünüyorsun?" diye sormaz...

Umurunda degildir çünkü ne düşündüğünüz.

Otuzunu aşmış bir kadın TV deki maçı seyretmek istemiyorsa, söylene söylene TV 'nin karşısında yanınızda oturmaz....... Yapmak istediği bir şeyi yapar. Ve bu genellikle daha enteresan bir şeydir.

Otuz yaşını aşmış bir kadın kendini yeterince iyi tanır ve kendinden emindir... Kim olduğunu, ne olduğunu, ne istediğini, ve kimden istediğini bilir.

Otuzunu asmış cok az kadın onun hakkında ya da yaptıkları hakkinda ne düşündüğünüzü önemser.

Otuz yaş üstü kadın coğunlukla büyük aşklara, ömür boyu sürecek bağlılıklara doymustur.

Hayatında en son ihtiyacı olduğu şey bir başka mız mız, devamlı söylenen, ne yapacağına karışan, yapışkan bir aşıktır.

Otuzunu aşmış kadın, ağırbaşlıdır.Bir operanın ortasında ya da pahalı bir restoranda sizinle çığlık çığlığa
kavga etmesi cok nadirdir...

Ha tabi hakettiyseniz, size vururken de hic tereddüt etmez, sonuçlarına katlanmayı da planlayarak...

Otuzunu asmış kadın övgüler yağdırmakta cok bonkördür, çoğu hak edilmemis bile olsa...
cünkü takdir edilmemenin ne olduğunu iyi bilir.

Otuzunu asmış kadın sizi bayan arkadaşlarıyla rahatlıkla tanıştıracak kadar kendine güvenir...

Daha genç bir kadın, en iyi arkadaşını bile görmezlikten gelebilir, yanındaki adama güvenmediği için.

Otuz yaşın üstündeki kadın sizin onun arkadaşına ilgi duymanızı hiç sallamaz..... arkadaşının onun aldatmayacağını bilir.
Kadınlar yasları ilerledikce medyumlaşırlar. Ona günah çıkarmanıza hiç gerek yoktur... Onlar her haltınızı bilirler.

Otuz yaşını aşmış bir kadın Kıpkırmızı bir ruj sürdüğünde bu ona cok yakışır. Ama daha genç kadınlarda böyle değildir. Çiğ durur...

Otuz üstü kadınlar açıksözlü, doğrucu ve dürüsttürler... Onun icin ne anlam taşıdığınızı merak etmenize gerek yoktur...

Ne kadar geri zekalı olduğunuzu bir çırpıda açık açık söyleyiverir...

Eğer bir geri zekalı gibi davrandıysanız....

20 Ocak 2011 Perşembe

Ankara'da Aşk ~~

Ankarada aşık olmak Ege'ye Akdeniz'e benzemez, yaz aşkı yoktur orda.


Karakışın, ayazın içerisinde aşık oldumu adam iliklerine kadar işler.

Sezonluk değil ömürlüktür.

Kumsalda değil lapa lapa yağan karda beklersin aşkını, parmakların buz tutmaktadır, tutunmu sevgilinin elini kan aynı damara ...akmaya başlar, o yüzdendirki ... Ankara'da aşık oldunmu sezonluk değil ömürlüktür aşk.

Sevgiliye güzel görünmek uğruna popon donsada çaktırmazsın, oda yetmezmiş gibi delikanlılık yapar ceketinide atıverirsin sevdiğinin omuzlarına. Angara'da aşık olmak herkese göre değildir yani.

Gözler hep buğuludur yağan karın, esen rüzgarın etkisiyle.

Baktınmı gözgöze sadece sevinçleri değil hüzünleride paylaşıverirsin.

Onun içindirki Ankara'da aşık olmak başka yere benzemez.


Facebook da bir arkadaşım paylaşmış oradan alıntıdır.Hoşuma gitti,sizde okuyun istedim:)

Görseller üzerinde yazıyor.

7 Aralık 2010 Salı

Beklenen müjdeli haber geldi :)


Evet uzunca zamandır merakla beklenen müjdeli haber geldi.Ailemize bir prenses katılıyor :)
Bu minik 5 aylık olmasına rağmen kendini sakladı bizden ama teyzesi onun kız olduğuna öyle inandı ki umutla bekledi :)Veee kız olduğu tescillendi..elim hep pempelere gidiyordu boşa değilmiş..Çok mutluyum tarifi imkansız bir duygu.Şimdi sabırla kucağımıza alıp koklayacağımız günü bekliyoruz.Allah'ın izniyle tabi..Öğrendikten sonra içimde kalan bir kaç parçayı kolleksiyonuma ekledim yakında siz teyzeleriyle de paylaşıcam..Ben biraz interneti karıştırayım daha ne ciciler alabilirim bakayım :)

5 Kasım 2010 Cuma

Pek bi hamaratım:)

Bu aralar yeğenime başladığım ikinci battaniyeyi örüyorum.Modelli olması için her ilmeği düzeltiyorum.Bunun başka  bi püf noktası yokmu ? Doğuma kadar yetişse bari :)

Cinsiyeti belli olmadığı için ,hem kız hem erkeğin kullanabileceği renkler seçtik.İlkini beyaz örmüştüm.Bu da sarı oldu.Ama benim gönlüm pembeden yana :) Kısmetse bayram ertesi öğreneceğiz.Kız olursa adı Ceren.Erkek olursa babası henüz düşünüyor isim belli değil :)
Bu cicilerde dayanamayıp aldığım body'ler.Ben çok sevdim , minnacıklar :)

Diğer cicileri başka zaman paylaşıcam biraz daha biriksinler :)

24 Ekim 2010 Pazar

Pıt pıt atan minicik bir kalp...

Dün kardeşimin rutin kontrolü vardı.Daha önceleri gitme fırsatım olmamıştı.Bu defa ben de görmek istedim yiğenimi.Acayip bir duygu ,daha görmeden görecek olmanın heyecanı tarif edilemez.Bi heyecanla girdik belki cinsiyetini öğrenirde hazırlıklara başlarız diye ama kendini göstermedi bizim minnoş :) Kardeşim ultrasona girmeden çikolata yedi,çikolata yiyince bebek kıpır kıpır oluyormuş daha rahat görünüyormuş.Ama bizimkini çikolata kesmedi.Evet kıpır kıpır hareket halindeydi,bi arkasını dönüyor bi yüzünü.Ama ı-ıh göremedik kız mı erkek mi :( Benim gönlüm kızdan yana ama eli ayağı düzgün olsun ,sağlıklı olsun da kız-erkek fark etmez tabi.
Onu öyle izlerken nasıl heyecanlandım,nasıl duygulandım anlatamam.Resmen bir mucize pıt pıt atan kalbi inanılmaz..Orada hızına yetişemeyeceğimiz bir hayat var.Daha önce böyle bir deneyimim olmadığı için pek bilgim yoktu.Hafta hafta gelişmesini takip ediyorum ve okuduklarıma inanamıyorum..Allah'ım sen ne kadar büyüksün.Umarım sağlıcakla kucağımıza da almayı nasip edersin.
*Şimdiden ne ciciler aldı teyzesi.Onları da ilerleyen günlerde sizlerle paylaşıcam.Bu aralar hamile  ya da anne olan blogları okuyorum.Neyi nereden almışlar,neler alınmalı vs...Gerçekten çok faydaları oldu.İzlemeye devam:)
*Bu arada cicili bicili ipler aldık.Bir yatak örtüsü ve yastık ördüm.Son halini almak için yorgancıya gitmeyi bekliyor.Bir de battaniye örüyorum bitince onlarıda göstericem size :)
*Teyze olmak böyle bir şey heralde her gördüğümü almak istiyorum:))Neyse diğer postlar bebek cicileri olucak şimdiden söyleyim.:)

Görsel kaynak

19 Eylül 2010 Pazar

Ve deneme çekimlerim ...


Şimdilik makro çekimleri paylaştım umarım beğenirsiniz :)

Yazasım var ama :)

Bloğuma geri döndüm bol bol yazarım dediğim anlarda mutlaka bir engel çıkıyor.Yazmamı istemiyor galiba ;)
Bu aralar kardeşim bizde kalıyor,malum hamile ve biraz nazlı geçiyor bu dönem, daha 9.haftanın başında..Çok zormuş diyip duruyor.Sürekli bulantısı var ve kusuyor.Ağız tadıyla su içemiyor,ağzında garip bir tat varmış acı gibi ne yese tadını alamıyormuş.Sigara kokusuna tahammülü yok.yanında ve oda da kimse içmiyor hepimiz balkonlardayız...Sütün adını duymak istemiyor.Her yer mutfak kokuyormuş.Hamilelikte koku alma duyusu had safhalara çıkıyor galiba fino gibi :) Sürekli mutsuz ağlamaklı bir surat.Etrafında pervane olduk ama sırf biricik yiğenim için katlanıyorum,büyüyünce anlatıcam neler ettiğini :)))
Bulantı için doktoru ilaç verdi ilki pek etkili olmamış bıraktı.Kontrole gittiğinde yeni bir ilaç vermiş bu iyimiş dedi ama sadece 2 gün sürdü..Hamilelik yaşamış,henüz hamile olan, ablalar kardeşler bu bulantı ve kusmaya ne iyi gelir??
Valla kendim hamile gibi stres oldum,hakikaten bu kadar zormu ya,gözüm korktu :))

4 Eylül 2010 Cumartesi

Blogum 1 yaşına girmiş :)) İlgisiz blogger :)


Şimdi eski kayıtlarımı gözden geçirirken farkına vardım ki...12 Ağustos 2009 da yazmaya başlamışım..Bi fiil olmasa da arada firar etsem de kocaman 1 yıl ne çabuk geçmiş..Nice yıllara blogcum :) Benim pek umudum olmasada gittiği yere kadar :))
Şöyle bir tesadüf olmuş şimdi fark ettim:) Geçen yıl blogu açarken, seneye tam da o tarihte teyze olacağım aklımın ucundan geçmezdi :)Evet kardeşim hamile ve kısmetse ben Nisan ayında teyze olucam Allah'ın izniyle :)
Uzun bir aradan sonra hem blogumun ilk yaşını hem de teyze oluşumu kutlamış olayım o zaman :)

2 Mayıs 2010 Pazar

Yalan Dünya~~

1 hafta arayla 2 kişi daha eksildi bu kocaman dünyadan...Geçen haftalar da bizim meslek grubundan 35 yaşında bir arkadaşımı,bugün akşam üzeri yengemin(dayımın eşi)annesini kaybettik.Bir kez daha anladım ki Şu yalan dünya da gerçekten ölümden başkası yalan....Söylenecek çok şey var ama kelimeler yetersiz kalıyor..Allah Rahmet eylesin cümlesini....

6 Mart 2010 Cumartesi

Yapamazmıyız???




Öyle sabah uyanır uyanmaz yataktan fırlama

Yarım saat erkene kurulsun saatin.

Kedi gibi gerin, ohh ne güzel yine uyandım diye sevin..

Pencerini aç, yağmur da olsa, fırtına da olsa nefes al derin derin...

Yüzüne su çarpma, adamakıllı yıka yüzünü serin serin...

Geceden hazır olsun, yarın ne giyeceğin.

Ona harcayacağın vakitte bir dilim ekmek kızart,

Çek kızarmış ekmek kokusunu içine,

Bak güzelim kahvaltının keyfine.

Ayakkabıların boyalı olsun, kokun mis,

Önce sana güzel gelsin aynadaki siluetin..

Çık evinden neşeyle, karşına ilk çıkana gülümse, aydınlık bir gün dile.

Sonra koş git işine, dünden, önceki günden,

Hatta daha da eskiden yarım ne kadar işin varsa hepsini tamamla,

Ohhh şöyle bir hafifle

Bir güzel kahve ısmarla kendine,

seni mutlu eden sesi duymak için "alo "de

Hiç işin olmasada öğle üzeri dışarı çık

Yağmur varsa ıslan, güneş varsa ısın, hatta üşü hava soğuksa...

Yürü, yürürken sağa sola bak, öylesine değil, görerek bak

Çiçek görürsen kokla ,köpek görürsen okşa ,

çocuk görürsen yanağından makas al.

Sonra,şöyle bir düşün, kimler sana yol açtı,

sen çok dar da iken kimler seni ferahlattı,

hani kapını kimsenin çalmadığı günlerde kimler kapını tıklattı?

Ne kadar uzun zamandır aramadın onları değil mi?

Hadi hemen uğrayabilirsen uğra, arayabilirsen ara

Hatırlarını sor, öyle laf olsun diye değil, kucaklar gibi sor..

Bu sadece onların değil, senin de yüreğini ısıtacak,

yüzünde güller açtıracak.

Günün güzeldi değil mi? Akşamın da güzel olsun..

Yemeğin ne olursa olsun, masanda illaki kumaş örtü olsun..

Saklama tabakları, bardakları misafire

Sizden ala misafir mi var bu dünyada

Ailecek kurulun sofraya, öyle acele acele değil,

vazife yapar gibi hiç değil,

Şöyle keyife keyif katar gibi, lezzete lezzet katar gibi,

eksik bıraktıklarını tamamlar gibi tadına var akşamının..

Gece evinde, dostların olsun

Sohbetin yemeğin, kahkahan olsun..

Arkadaşım

hayat bu daha ne olsun?

Ama en önce ve illa ki sağlık olsun!

Can Yücel


 
Görsel Kaynak

21 Şubat 2010 Pazar

Araba da son durum..

Arabamla ilgili sıkıntımı yazmıştım.Gel gör ki sıkıntı bitmek bilmiyor.En son 130 a yapacaklardı, ama buldukları parça uyum sağlamamış "orjinalden başka çaremiz yok "dediler.Ee doğal olarak sinirlendim ve "istemiyorum arabamı getirin" dedim.Cumartesi günü kuzenimin tanıdığı şanzuman ustasına şaşmaza gittik.Orada baktılar vites inadına bozulmadı yani..Anladım ki bana garezi var :) Neyse açtılar incelediler ve tornacıda halledebilirsek yenisine geek yok dediler.Tam onunla uğraşırken ,radyatör hortumunu çıkartırlarken hortum ellerinde kaldı :(  (Allah'ım sabrımı mı deniyorsun )Bu defa hortum aramaya gittiler,onunda orjinali olmadığı için buldukları bir hortumu idareten taktılar ama sorun olabilir bir ara getirin orjinalini takalım dediler..Sonuçta diğer servise göre daha ucuza  hallettiler tabi hortum da piyango oldu.Toplamda 170 lira ödedim ama yeni hortum gelince onunda parasını alacaklar..Aman yeter ki sorun çıkarmasında bir an önce tamir olsun napim çıkacağı varmış bu paranın.Cana geleceğine giden para olsun.Artık sıkmıyorum canımı belki daha ciddi birşey olacakken Allah engelledi diye düşünüyorum...Ama genel kanı "Kan akıtmam" lazımmış..Büyükler öyle söyledi.Göz değmiş diyorlar ,sanki porshe aldım da neyse elemtere fiş kem gözlere şiş diyelim :))

Bu araba muhabbeti içinizi sıkmış olabilir ama yarın bir gün başınıza gelirse bilin diye anlattım.
Ben de isterim iki dirhem bir çekirdek giyinip kombin yapmayı,makyaj yapıp koymayı ama onlara vakit kalmıyor valla ....Neyse mutlu pazarlar....

Nazar boncuğu kaynak

İyi ki Doğdun Canım Annecim...

Son günlerde yaşadığım sıkıntıları bir kenara bırakıyorum ki hala bitmediler..Ama şubat ayının en güzel günü yani annemin doğumgünü ...
Canım annem doğum günün kutlu olsun ,nice uzuuuun yıllara  hep beraber olabilmek dileğiyle.
Hep yanımda kal, sen benim bu hayattaki tek dayanağım ,canımsın.Sensiz olmayı bir an düşüncek olsam boğazım düğümleniyor,nefes alamıyorum...Allahım benim ömrümden alıp seninkine katsın...
İyi ki benim annemsin ve iyi ki beni dünyaya getirmişsin.Sana ne desem ne yapsam az...
Hakkını nasıl öderim.Sen benim hem annem, hem babam ,hem ablam ,hem arkadaşım oldun.
Seni çok seviyorum annemmm iyi ki doğmuşsun :)



Görsel kaynak 1
Görsel kaynak 2

7 Şubat 2010 Pazar

Pazar Keyfim

Pazar günlerini oldum olası sevmem bana hep okul yıllarımı çağrıştırır.Son zamanlarda ise miskinlik yapıp uyuyarak geçiriyorum ama yine de sevmiyorum işte :)
Neyse arabam servisten geldi ,her tarafı dört dörtlük yapılmış valla sağolsunlar ,daha önce park ederken hafif sürttüğüm yeride jest olsun diye boyamışlar nerdeyse iyi ki vurmuşlar diyeceğim :)))) Şaka bir  yana arabama kavuşmanın mutluluğu ve özlemiyle attım kendimi yollara .Gülşen'in son albümünü de koydum ohhh gümbür gümbür çıstak çıstak keyif yaptım.Ee bu mutluluğu paylaşmak için kardeşim kadar yakın olan Serpil'imi aradım" hadi seni alayım da oturalım bir yerlerde "dedim.Serpil'i attım arabaya, Tunalı'ya gittik.Sigara içebileceğimiz bir yer aradık ama maalesef bahçesi olan bir yer tercih etmek zorundaydık,biz de Mado'ya oturduk.Hemen ısıtıcıyı taktılar önce birer salep içtik,sonrasında çay keyfi yaptık.Allah'tan hava çok soğuk değildi.Uzun ve sıcak sohbetle vaktin nasıl geçtiğini anlayamadık.Serpi'in (cadı )annesi ;)  arayınca kalkmak zorunda kaldık,arabaya doğru giderken yolda takıcı bir teyze ve kızını gördük.İlginç kolyeler vardı ama ben yine en sade ve şirinlerinden 2 tanesini aldım.Serpil'i evine bırakıp müziğin sesini açıp ,tempo tutarak eve geldim.Ne yalan söyleyim açık hava ve Serpilci'ğim bana çok iyi geldi..Bu haftaki pazarı sevdim ama yarın iş var ..Herkese mutlu pazarlar...

3 Şubat 2010 Çarşamba

Bu ne şans yarabbim ~~~

Hani derler ya gökten altın yağsa bize taş düşer diye ,aynen öyle valla...
Dün iş yerindeyim annem aradı.
"Kızım az önce kapı çaldı gençten bir çocuk kapıdaki siyah araba sizin mi dedi,bende evet dedim.
Teyzecim arabanıza biraz sürttüm polisler gelicek kapıya çıkabilirmisiniz dedi"dedi.
Ben önce olayı anlayamadım "neeee nasıl yani "dedim.
Ben bi bakayım ararım seni dedi annem,ama ben hala şaka filan yapıyor sanıyorum.
Meğer arabayı kullanan çocuğun direksiyon mili kırılmış ,direksiyon boş dönmeye başlayınca yön verememiş ve koca sokakta park halinde olan benim arabama dalmış.
Sürtme demiş ama ön kapı ezilmiş,çamurluk kırılmış,arabanın boyası kalkmış..
Neyseki dürüstmüşte gitmiş polisi filan almış ,tutanak tutmuşlar.
Tanıdık tamirci var isterseniz oraya götürürüm filan demiş.
Sonra annem çocuğu sakinleştirmek için sohbete başlamış,1 sokak ilerdeki çiğ köftecinin sahibiymiş kartını filan vermiş akşam ablayla gelin gerekeni yapalım demiş.
Neyse ben işten gelir gelmez arabama koştum karanlıkta pek anlaşılmıyordu ama ışık olan yerde inceledim hasar az değildi.Çok üzüldüm,ilk arabamdı ve benim sebep olmadığım bir kazaydı ,durduk yere canım sıkıldı.İşte olacağı varsa gelip o sizi buluyor,gerçi Allah beterinden korusun buna da şükür.
Çocuk gerçekten efendi ve dürüstmüş.Başkası olsa kaçardı belki..
Sonuç itibariyle onun tanıdığı servise teslim ettim ve 4 gün arabasızım:(
Aynı şeyi ben yapmış olsaydım eminim bayan şoför damgasını basarlardı.
Neyse cana geleceğine mala gelsin diyelim....Herkese kazasız günler :)

Görsel kaynak

1 Şubat 2010 Pazartesi

Leylek Leylek Havada :)

Epey olmuş yazmayalı.Bu aralar fazla yoğunum zaten kimse de merak etmemiş :))

Hafta sonu yine Manisa-İzmir yaptık.Bu aralar leyleği havada mı gördüm ne:) Biz Ankara'da karakış yaşarken İzmir de bahardan kalma bir hava vardı şaka gibi.Ey İzmir'liler memleketinizin kıymetini bilin.Ankara'dan sonra yaşayabileceğim tek yer İzmir buna karar verdim :)Kordon da dolaştık,deniz havası aldık .Konak Pier'de kfc ye gittik.Açık havada üşümeden yemek yemek, çay içmek ,kışın ortasında bana fazla lüks geldi :) alışmamışız ya :) İşte güzel ama biraz yorucu bir hafta sonu yaşadım.Malum 3 gün yolları aşındırdık..Şimdilik bu kadar, Şubat ayına merhaba dedik,neyseki önümüz bahar ve yazzzz oleeeyy:) Daha anlamlı yazılarımda görüşmek üzere ...

12 Ocak 2010 Salı

İyiki doğmuşum ;)

Doğumgünüm gece gelen mesajlarla başladı.Tüm arkadaşlarıma,aileme,sevdiklerime sonsuz teşekkürler.Bu yıl inanılmaz mesaj ve telefon aldım."Vay be ne kadar da çok seviliyormuşum" demeden edemedim :) Aslında her yıl aynı yoğunlukta geçerdi ama sanki bu yıl biraz daha mutlu oldum,duygulandım  gelen tebriklerden ,ya da yeni yaşımın getirdiği etkiler bilemiyorum :)
Telefon ve mesaj trafiği gün boyu devam ederken iş yerindeki arkadaşlarımın sürpriz pasta ve hediyeleri,eski sevgilinin gülleri,annem ,kız kardeşim ve eniştemle yenen akşam yemeği,evde hazır bekleyen kuzenlerimin sürprizleriyle unutulmayacak bir doğumgünüydü.Hepinize ayrı ayrı teşekkürler,iyi ki varsınız iyi ki benim hayatımdasınız.İyi ki doğmuşum :)
Blog arkadaşlarım sizlere de teşekkürü bir borç bilirim,bu camiada çok yeni olmama rağmen mesajlarını esirgemeyen Stil Direktörü,madammoda ve melteme sonsuz teşekkür ederim.Belki size göre çok normal ama inanın benim için önemliydi sağolun kızlar valla duygulandım ne bileyim :)

Aa bu arada Elden ele'yi duymuşsunuzdur.Güzel bir paylaşım bloğu.Elinizden çıkartmak istediğiniz ürününüzü blogda paylaşıyorsunuz ihtiyacı olan yada beğenen insanlar sadece kargo ücretini ödeyerek o ürüne sahip oluyor.Bende dün ilk kez yayınlanan bir ürüne talip oldum.(Ama ilk yorumu bırakan olursanız sahip olabiliyorsunuz) ve ilk yorumu ben bırakmışım.Çok sevindim mutlu oldum,hani doğumgünümdü ya bi nevi hediye oldu bana.Buradan kendilerinede teşekkür ediyorum :) Yeni yaşım uğurlu geldi galiba :))))

Not : Doğum günü hediyelerimi bir başka yazımda paylaşacağım....

10 Ocak 2010 Pazar

1 kişi daha eksildik :(

Geçen yıl olduğu gibi bu yılda 1 kişi aramızdan ayrıldı.Artık yeni yıllardan korkar olduk ailecek.(geçen yılda anneannemi kaybetmiştik )Yeni yıl yazımda bahsettiğim teyzemin eşini ,cuma günü ebedi yolculuğuna uğurladık.Hala kimse inanamıyor 3 ay içerisinde teşhis kondu ve süreç çok hızlı ilerledi.6 ay ömür biçtiler ama sadece 3 ay yaşayabildi.Hiç bir rahatsızlığı yoktu,eniştem bir gün eve gelirken yolu şaşırmış hafif unutkanlık başlamış.Doktora götürüyorlar beyinde kitle var diyorlar.Sonra beyin tomografisi çekiliyor vücut beyne pıhtı atmış diyorlar,pıhtının hangi organdan oraya sıçradığını araştırdıklarında akciğer kanseri teşhisi konuyor ama artık son süreçte olduğu söylenip en fazla 6 ay yaşar diyorlar .VE hiç bir tedavisi yok ne isterse yapın deniyor.Şaka gibi gerçekten.Ailemizde ilk defa kanserden birini kaybettik elimizden hiç birşey gelmedi.Belki daha önce genel bir kontrole gitmiş olsaydı erken teşhis edilip,tedaviyle bugün aramızda olabilirdi diye düşünmekten edemiyorum ama ömrü bu kadarmış :( Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun..Teyzeme kuzenlerime Allah sabır versin.Allah'ım başka acı vermesin ...Amin...

Ayrıca sevgili ezginin kuzenine de çok üzüldüm,çok ağladım.Kendi blogunda başsağlığı diledim ama bir de buradan acısını paylaşmak istedim.Canım başınız sağolsun Allah kalanlara sabır versin ....

23 Aralık 2009 Çarşamba

Yolcu Yolunda Gerek...





Ay bu sene leyleği havada da  görmedim ama ne çok şehir dışına çıktım hesaplayamadım .Bu durumdan şikayetçimiyim.Haaayyııırrrr (: Daha 10 gün oldu Manisa'dan geleli,yarın bu saatlerde yine Manisa yolcusuyum.Bu defa asker kuzenimin yemin törenine gidiyoruz.2 gün izinleri oldugu için 2 gece kalıcaz.Geçen sefer Anemon otelde kalmıştık bu defa Spilos butik otelde kalacağız.Bakalım memnun kalacakmıyız.Manisa küçük bir yer olduğu için çok fazla seçenek yok,fazla gezecek bir yeride yok.Sanırım daha çok İzmir'de vakit geçireceğiz.İzmirde küçük çaplı alışveriş yapabileceğim ,önerebileceğiniz yerler olursa çook mutlu olurum.Özellikle Bostanlı pazarını merak ediyorum tarif eden olursa daha da mutlu olucam..Tipe bak yemin törenine gidiyor ama aklı fikri alışverişte demeyin :) Genlerle alakalı bir durum bu ,benim suçum yok :)
Bir kaç gün aranızda olamıcam,gelince maceralarımı anlatırım artık..Hoşçakalın şimdilik...

Görsel Kaynak